19 Mart 2009 Perşembe

TENEKE TRAMPET

Canım arkadaşım Fatoş'un bir tavsiyesi....Mükemmel bir kitap, kötü bir çeviri yüzünden çok kötü bir kitaba dönüşebiliyor. Harika bir konusu olan "Teneke Trampet" de kötü çeviriden nasibini alanlar arasında. Anlatımı, cümleleri çok kötüydü. Okumak resmen zulm oldu bana. Ki benim gibi bir kitap kurduna. Belki de yanlış zamanda okudum bilemiyorum. Ama en kısa zamanda başka bir yayınevinden tekrar okumak istiyorum. Kitabın konusuna gelince; 1920 yıllardaki Almanya'nın sosyo-ekonomik durumu yanında II.Dünya Savaş öncesi ve sonrasındaki durumu Oscar adında bir çocuğun ağzından anlatılır. Annesi ve babası ile birlikte (babasının kim olduğunu bilmediği) iki erkekle yaşamını sürdürür. Üçüncü doğum gününde annesi tarafında hediye edilen teneke trampet, Oscar'ın hayatının bir parçası olur. Çevresinde gördüğü tüm yetişkinlerin mutsuz ve acı çektiklerini gördükçe büyümek istemez ve gerçekten de 3 yaşında sonra büyümesi durur. Ve cüce olarak kalır. Konuşamadığı halde, bayağa uzak bir mesafeden attığı çığlık camları tuzla buz eder. Böyle de bir özelliği vardır Oscar'ın.

Güzel bir yayınevinden, iyi bir çevirmenin çevirisi tarafından eminim çok daha büyük bir keyifle okunacağına inanıyorum. Ve bu muhteşem romanı herkese tavsiye ediyorum. Fatoşcuğum burdan bir kez daha çok teşekkür ediyorum.

Kitabın Arkasındaki Noıt:
Teneke Trampet 1979 yılında yayımlandığında, eleştirmenler tarafıından, okunuşu esnasında dikkat isteyen kitaplar arasınnda anılmıştır. Zaman, usta işi büyük eserlerin okunmasını kolaylaştırır. Teneke Trampet'de fazlasıyla var olan bu özellik. Günter Grass'ın tartışılmaz dehasının kanıtı olduğu gibi, onun nereye varacağı belli olmayan buluş yeteneğinin de dev anıtıdır. Bu kitap, bir Alman'ın Almanya üzerine mazoşizme varan haşin eleştirisinin apaçık dışavurumudur. Hiç büyümek istemeyen küçük Oscar'ın öyküsünü okurken aynı zamanda zamanımızın alışılmış edebi sembollerinden biriyle tanışacaksınız. Teneke Trampet, hiç abartısız XX. Yüzyılın Edebiyat Tarihi'ne bu kimliği veren başlıca yapıtlardandır.

2 yorum:

Ludmilla dedi ki...

Ben çeviriyi sevmiştim, Kamuran Şipal çevirilerini severim, Kafka çevirilerini kimileri anlaşılmaz buluyor, ama bence tam Kafka'ya uygun.

Prometheus dedi ki...

Kamuran Şipal önemli bir çevirmendir. Günter Grass'ın son kitabı olan "Soğanı Soyarken" haricindeki tüm kitapları kendisi çevirmiştir ve bence oldukça başarılıdır bu konuda. Şahsi fikrim ortadaki problemin Kamuran Şipal'den değil Günter Grass'dan kaynaklandığıdır; yazarın Dişi Fare, Yüzyılım gibi diğer kitaplarını da incelerseniz dilinin oldukça ağır ve karmaşık olduğunu görebilirsiniz.