17 Nisan 2014 Perşembe

ACI HABER

GABRİAL GARCİA MARQUEZ 87 YAŞINDA HAYATA GÖZLERİNİ KAPADI :(

İşte veda mektubu:

"Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm. İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır. Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım. Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim. Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim. Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim. Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı… Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanr. Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım. Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim. Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim. Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim. Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde… Artık ölebilir miyim?"

16 Nisan 2014 Çarşamba

ALGI KALESİ

Son iki gecedir okuduğum Norveç ve Rus yazardan sonra sönük kaldı Algı Kalesi. Etki alanıma giremedi. Zamanlama başarısızdı.

15 Nisan 2014 Salı

MUTLU MOSKOVA


Norveçli genç yazar Kjersti Skomsvold'tan  sonra Rus edebiyatının önemli isimlerinden Andrey Platonov ile buluşmak çok keyifliydi. Roman kısa, bir solukta okunup bitecek gibi; ama yoğunluğu müthiş, etkisi uzun süre devam edecek cinsten.Konu tabii ki "birey".



















14 Nisan 2014 Pazartesi

HIZLANDIKÇA AZALIYORUM

Yaşlı bir kadının ölüme yaklaşan günlerindeki yalnızlığını, hayatı sorgulamasını şiirsel bir dille anlatan Norveçli yazar Kjersti Skomsvold'un ellerine,yüreğine, kalemine sağlık. Yazarın yaşının çok genç olmasına rağmen yaşlı bir kadının duygu ve düşüncelerinin aktarabilmesi takdire şayan... 

25 Mart 2014 Salı

MURATHAN MUNGAN'DAN

Çok gerilerde kaldı
bizi bazen bir şiirin uyandırdığı sabahlar
durup dururken içimizde parlayan sevinç, tutuşan ümit
çok gerilerde kaldı
hayatı budalaca seven yanımız
çok gerilerde…
şimdi dönüş yolunun
karanlık düşüncelerinden yorgun
aynalarda unutkan dalgın bakışlar

18 ağustos 1997

14 Mart 2014 Cuma

NAZIM HİKMET'TEN

DÜNYAYI VERELİM ÇOCUKLARA

Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar oynasınlar 
türküler söyleyerek yıldızların arasında 
dünyayı çocuklara verelim kocaman 
bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi 
hiç değilse bir günlüğüne doysunlar 
bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı 
çocuklar dünyayı alacak elimizden 
ölümsüz ağaçlar dikecekler

Nazım Hikmet


12 Mart 2014 Çarşamba

BERKİN ELVAN...

Sözün bittiği yer...